Dolmuş Saatleri
yurt dışı tur, tatil tur,balkan tur, yunan turları,yunanistan tur, yunanistan otel,,otel,ets tur,setur,yurt dışı tur, vizesiz tur, balkan turları,avrupa tur,banka,tatil,otel kirala, antalya otelleri, hotels,yazlık otel, erken otel fırsatları,  yaz tatili otel,erken rezervasyon,tatil,haftalık otel,seyahat,konaklama,ucuz otel,pansiyon,bungalov,otel fiyatları,lüks otel harika oteller 5 yıldız otel konforlu oda otel,otel,  trivago,otels,hotel,kredi başvuru banka kredisi kefilsiz kredisi araç kredisi araba kredi kredi kartı başvuru ihtiyaç kredisi düşük faizli kredi akbank finansbank enpara ziraat bankası vakıf bank halkbank yapı kredi bankası ev kredisi başvurusu,iş bankası, albaraka mücehver satın al elmas satın al,denizbank,AKBANK,DENİZBANK,FİNANSBANK QNB, İŞ BANKASI, HALKBANK,VAKIF KATILIMEn iyi tatil paketleri,yat turu, Gemi turu, Sağlık sigortası, hayat sigortası, bitcoin

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

06 Şubat 2026 - 23:11 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İstanbul depremi için çok çarpıcı bir yorum daha geldi. Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, beklenen 7 ve üzeri büyüklükteki depremin İstanbul’un içinde değil Marmara Denizi’nde meydana geleceğini belirterek, riskin İstanbul’la sınırlı olmadığını, Marmara’ya kıyısı bulunan 10 ilin bu senaryodan etkilenebileceğini söyledi.
Beklenen büyük depreme ilişkin ezber bozan bir değerlendirme yapan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, kamuoyunda sıkça dile getirilen “İstanbul depremi” söyleminin gerçeği tam olarak yansıtmadığını vurguladı. Olası 7 ve üzeri büyüklükteki depremin İstanbul’un içinde değil, Marmara Denizi’nde gerçekleşeceğini belirten Eyidoğan, bu nedenle riskin İstanbul’la sınırlı kalmayacağını, Marmara’ya kıyısı bulunan 10 ilin doğrudan etkilenebileceğini ifade etti.
Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan açıklamasında “İstanbul depremi’ deniyor ya deprem, İstanbul’un içinde değil Marmara Denizi’nin içinde olacak. 7 ve üzeri bir depremin Marmara Denizi’nde gerçekleşmesi halinde, İstanbul başta olmak üzere Marmara’ya kıyısı olan 7 ila 10 il etkilenir. Bu nedenle bu deprem bir İstanbul depremi değil, Marmara depremidir” dedi.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesince Yılmaz İçöz Sahnesi’nde düzenlenen “Afetlere Dayanıklı Tekirdağ Çalıştayı” kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Eyidoğan, kamuoyunda sıkça kullanılan “İstanbul depremi” ifadesinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını ifade etti.
Beklenen depremin İstanbul’un içinde değil, Marmara Denizi’nde meydana geleceğine dikkati çeken Eyidoğan, “İstanbul depremi’ deniyor ya deprem, İstanbul’un içinde değil Marmara Denizi’nin içinde olacak. 7 ve üzeri bir depremin Marmara Denizi’nde gerçekleşmesi halinde, İstanbul başta olmak üzere Marmara’ya kıyısı olan 7 ila 10 il etkilenir. Bu nedenle bu deprem bir İstanbul depremi değil, Marmara depremidir.” dedi.
Eyidoğan, Marmara’da meydana gelecek 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin yalnızca bölgeyi değil, Türkiye genelini sosyal ve ekonomik açıdan da olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“YIKIM SADECE FAYLA AÇIKLANAMAZ”
Şehirlerin depremden etkilenmesinde fay hattının değil, depremin büyüklüğünün belirleyici olduğuna işaret eden Eyidoğan, şöyle konuştu:
“İçinden fay geçen il var ama yıkılmıyor, faydan uzakta olup yıkılan il var. Kahramanmaraş merkezli depremlerde bunu açıkça gördük. Yani olayı yalnız faya bağlamak da gerekmiyor. Eğer olayı yalnız faya bağlasaydık, 17 Ağustos 1999 depreminde Gölcük merkezli depremde Avcılar yıkılmazdı.
Dolayısıyla büyük depremler bölge depremleridir ve hata varsa yapılarda, zeminde veya binalarda onu bulur ve yıkar. Yani böyle bir gerçek var. Yıkım yalnızca fayla açıklanamaz. Yapıdaki ve zemindeki hata büyük depremlerde mutlaka ortaya çıkar.”
Eyidoğan, zemin etüdü, doğru yer seçimi ve etkin denetimin hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.
Yanlış planlama, sıvılaşma ve heyelan alanlarına yerleşmenin büyük risk oluşturduğunu vurgulayan Eyidoğan, “Binalar için olumsuz yerlere yerleşmek birinci hata. İkinci hata böyle yerleri imara açmak. Dolayısıyla öyle yerlerin yapı yasaklı olması gerekiyor. Zemin sorunu olmasa bile inşaat sürecinde yapılan yanlışlar. Yani depreme dayanıklı yapı üretim sürecinde de ciddi eksikliklerimiz var. o nedenle bunlar bir araya gelince depremden kurtuluş ümidi yok.” dedi.

Kaynak: mynet

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız